2008
05.23

 

İstanbuldan evlenilecek kız bulmak çok zor diyerek yine bol eleştiri içerikli yazıma başlıyorum takip ettiğiniz üzere hep eleştiri üzerine yazılarım ama olmuyor eleştirmeden yapamıyorum gördüğüm yanlışları, olumsuzlukları dile getirmeden yapamıyorum şimdi gelelim konumuza 

İstanbul büyük bir şehir bir çok kültürü içerinde barındarın güzel bir şehir aslında  izmir kadar olmasada kızlarıda güzel bir şehir :) ama sadece güzellik yeterli olmuyor.

Bu güzelliğin yanında huy karakter ve kişisel bir çok özeliğinde bulunması gerekiyor kızlarda. Nitekim ben kendi kriterlerimi sayfalar bölümünde belirttim hayalim de ki kız başlığıyla, her neyse  İstanbul büyük şehir günümüz kızları bir çok şeyden etkilenebiliyor, değişebiliyor. Değişime göre yaşayabiliyor eskisi gibi değil genel olarak insalar aslında eski insalar gibi değil  İstanbuldan evlenilecek kız bulmak çok zor diyorum neden diyorum?

İstanbulda bir kız erkek arkadaş yani sevgili kavramıyla ne yazıktır ki ilköğretim 6. sınıfta tanışmaya başlıyor
artık ilköğretim bitiminde her sene en az 2 şer 3 er sevgili değiştirmeyle ilköğretimi rahat en aşşağıya 10 sevgili ile kapatıyor. Daha sonra lise hayatları işte dananın kuyruğu koptuğu dönemdir. Ergen olmaları mahalle ağzıyla söyleyeceğim serpilmeleri, cinsel olgunluğa erişmeyle karşı cinse ilgi ve alaka daha çok artıyor ve bu sayı ilköğretimi inanın solda sıfır bırakabiliyor. 

buradan çıkarabileceğimiz sonuç çoğunluğu baz alarak yazacak olursak bir kız yetişkin olduğunda ve tam evlenecek çağa geldiğinde rahat en az 30 – 40 sevgili değiştirmiş oluyor. Yok artık abartıyorsun diyenlere diyeceğim; gidin şöyle eli yüzü düzgün 2 tane kıza sorun dürüst olsunlar yalnız kaç sevgili değiştirdikleri sorusuna ve cevabı görün öyle ki en muhfazakarının en az 5 sevgilisi oluyor o yaşa gelinceye kadar.

 bunlar bu yaşa gelinceye kadar çok özür dilerim yine argo olacak ama bu edindikleri erkek arkadaşlarıyla her türlü naneyi yiyorlar artık ne demek istediğimi anladınız bir çoğunun cinsel anlamda bazı şeyler gerçekleşmese bile yüzeysel olarak çok şey gerçekleşmiş olabiliyor .

erkekte bu öyle değil erkek için hiç bir şey farketmez ama kız için olmuyor işte sonra istanbulda evlenmek için kız baktığınızda bu anlattığım durumları bilerek evlenmeye kalkarsan ya miğdenin mezhebinin çok geniş olması gerekiyor ya da evlenmiyeceksin ya da görücü usulü dedikleri tanınan bilinen birisiyle evleneceksin ya da evleneceğin kız çok çok dürüst olması gerekiyor ki sana herşeyini anlatsın sende bil gerçekten durum çok zor

Evlenilecek kız bulmak dah da zorlaşıyor benim ne miğdem o kadar büyük, ne de mezhebim o kadar geniş ne ailem o kadar geniş mezhepli, ne çevrem istanbuldan evlenmek çok zor. Ya gerçekten seveceksin uzun süre ilişki sonrası evleneceksin herşeyini bilmiş olacaksın severek evlilik olacak ben bunu tasvip ediyorum en uygunu budur.  Ya da görücü usulü gericilik olarak algılayabilirsiniz ama şöyle bir baktığımızda eskiden görücü usulü yapılan evliliklerde daha uzun süreli ve mutlu olunduğu tepsit edilmiş görücü usulu derken bir düğün günü görüşmek değil tanıdık bilindik vasıtasıyla olan evlilikler den kastım

erkeklere çok iyi eleme görevi düşüyor ve en doğru kararı verme millet olarak hakkımızda hayırlısı

Serdar Selvili
23.05.2008

31 Yorum yazilmis

Yorum Yaz
  1. olm senle evlence kız warmıkide istanbulda cok zor diosn sana ayarlıoz diosn yok kıllı birini ayarlıoz yok türbanlı D: sec beğen al karpuz deilki bu :D

  2. :D oldu önümüze gelenle evlenelim ozaman

  3. Bu biraz şans meselesi ve de ne aradığınla ilgili. Şansı olan kendine uygun birini buluyor. Ama geneli konuşursak o çok farklı. Doğru düzgün değerleri olan tutarlı birini arıyorsanız bulmanız imkânsıza komşu gibi duruyor. Bunu uzun süreli gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Kadınlar bencil olmayı öğrendi, egoistçe düşünüyorlar. Erkeklere karşı saygıları yok. Erkeğin hayatla mücadelesi, yaşadıkları, düşündükleri, hissettikleri onları ilgilendirmiyor. Ne zamana kadar peki? 35 yaşına gelip hastalıklı zihniyetlerine müşteri bulamayacaklarını anladıkları zamana kadar. Kadınların talepleri mantık kuralları ile karşılanabilir cinsten değil.Evlilikler de evlilik değil zaten. Karı-koca muhabbeti tiyatro gibi. Takılan boynuzlar İstanbul’dan Tokyo’ya otoban olur. Ama görüntü gayet normal.Bakın ben 30 yaşındayım, fiziğim düzgün, üst düzey eğitimliyim ve param da var. Ama bir gerçek var ki, bu yaşa kadar kendime ilişkin bir konuyu oturup konuşabileceğim aklı başında bir kız arkadaş bulamadım. Piyasada gezenleri görünce inanın miğdem bulanıyor. Arkadaşlarım yeni birini tanıştırmak isteyince sırtımı dönüp gidyorum. Kadınlar çok iğrenç bir vaziyette. Farkındalar mı bilmiyorum. Ama benim düşüncem böyle dürüst olmak gerekirse. En iyisi bunları fazla düşünmemek galiba.

  4. Haklısınız murat bey yorumunuz için çok teşekkürederim ben sandece gözlemlerimi aktardım

  5. Valla Serdar Bey ben neler hissettiğimi açık yüreklilikle anlatmaya çalıştım. Sözümüz bunları haketmeyenleri üzmüşse günahı başımıza. Ben bu konuları uzun zamandır araştırıyorum. Bu yalnızca kadın erkek ilişkilerine özgü birşey değil. Tüketim toplumuna dönüşen toplumlarda insanlar böyle oluyor. Yoluna devam edebilmek herşeyi yapmak normal. Kandırma ve ahlaksızlık en kolay akla gelen yöntemler. Aslında daha etkili olanlar da var ama ortalama insanların aklına nedense hep bu ikisi geliyor. Ben ABD’de uzun yıllar kaldım. Kadınların şu an içinde bulunduğu davranış tarzı orada 1998′li yıllarda mevcuttu. Yani biz 10 yıl geriden takip ediyoruz. Yalnız sürecin bundan sonraki kısmı çok daha çirkin olacak. Çünkü arkadan gelen nesil içi robot dışı insan gibi birşey. Sadece gerçeği öğrenmek için 150 küsür deneme yaptım. (İstatistikte normal dağılımı saptamak için 30 deneme yeterlidir) Aptal-salak durumuna düşmekten çekinmedim (rol icabı). Bu birçok kez yüzüme de söylendi. Sonuç hep aynı çıktı. Doğru adamlar İstanbul’da vaktini boşa harcamasın. Kadınlara ait ruhsal özellikler var. Bunları biraz biliyorsan onları istediğin gibi istismar edersin. Ama gerçek sevgiyi arıyorsan Sibirya’da narenciye aramak daha mantıklı olur. Türkiye’de sosyal mühendislik yapanlar bunları çok iyi biliyor. 30 yıldır gazetelerde, televiyonlarda, kadın dergilerinde pompaladıkları pislikle kadınları manyak yaptılar. Erkeklerin kendilerini geliştirmek yerine rezillik yapmaları da bu yemeğin tarifi gizli sosu oldu. Bundan sonra istikâmet şu. Kadınlara karşı gayet saygılı ve nazik davranıyorum. Gelen arkadaşlık tekliflerine (ayda ortalama 2 tane) cevap bile vermiyorum. Kimseyle bu konuda muhatap olmuyorum. Dünya da çocuklarını iyi yetiştiren aileler var (Ruslar, özellikle Japonlar). Bir arkadaşım Japon bir kızla evlendi. Kızın arkadaşlarıyla tanıştım. İnanın hiç böyle değiller. O istikamete yöneldim. Kendime Japon veya Rus bir eş arıyorum. Bu kararı keşke 5 yıl önce alsaydım diyorum. Bu derdi yaşayan arkadaşlar hiç üzülmesin. Sorun sizde değil. Ama çözüm de mevcut. Altın gibi kalbinizi bataklıktaki timsahlara yedirmeyin. Oyun oynayanları rahat bırakın. Onlara kızmayın acıyın.Bilin ki sabah rüzgarlarında kaybolup gidecekler.

  6. tespitlerinde haklı olabilirsiniz fakat ben çözümün yurt dışında da olduğunu düşünmüyorum çözülmeyecek sorun gibi görüyorumama biryanımda acaba diyor dedeğiniz gibi otarz insaları umursamamak belkide onlara yapılanbiriylik olacaktır kendilerinidüşünme fırsatları olupta ben neyapıyorum ne yapmaktayım derler umarım

  7. Herkese saygı duymak zorundayız. Çevreyi eleştirmek çok sağlıklı yerlere götürmüyor adamı. Kafayı yiyor insan. O tip bir yaklaşımda doğru değil. Ben buna artık şu gözle bakmaya başladım. İnsanların beklentileri ve istekleri uyuşmuyor. Normal karşılamak lazım gelir.

  8. Bende İstanbul’da evlenecek erkek olmadığını düşünüyorum nedense..

  9. o da başka bir bvakış açısı :)

  10. Murat Bey e tamamen katılıyorum.. benimde yaşadıklarım bundan farksız değil.. İstanbul veya başka bir şehir farketmez.. ciddi anlamda kızların bencilleştiği egoist olduğu bir gerçek.. hani çıkarım için herşeyi yaparım diyen tipler bunlar.. ben birine öyle bir aldandımki artık.. bir kızla birlikte olmayı bırak konuşmak bile istemiyorum.. hani dediğiniz gibi rol icabı. iyimser davranıyorum ve umursamıyorum artık… oyun oynamayı çok seviyorlar birinden intikam almak için başka bir safı kullanmayı iyi biliyorlar.. belliki bunların aile yapısındada bir sorun var.. hani anasına bak kızını al sonuç olarak bu tür kızlar mutlaka bir şekilde birilerini bulup evleniyorlar 30 yaşındamı 40 yaşındamı orasını bilemem.. ben bu tür kızların daha ergenlikten çıkamadıklarını veya olgunlaşamadıklarını düşünüyorum.. ben iyi niyetle yaklaşıyorum benimde görününüm iyi halim vaktim yerinde.. ama bir kıza aşık olursanız ve o kızda bu bahsettiğim kişiliğe sahipse vay halinize.. ben yaşadım.. inanın çok zor kurtuldum.. oyuncak olmak nasıl bir duygu çok iyi öğrendim.. belkide iyi huylu bir kız vardır.. fakat.. bu tür kızlar yüzünden onlarıda göremez olduk.. saygılarımla..

  11. Burada yorum yapan tüm arkadaşlara selam. Gayet güzel ve aslında bir o kadar ciddi bir konu başlığı açılmış. Emeği geçen herkesi kutluyorum.
    Bu konuda içimden geçen çoğu düşünceler bu konu başlığında ifade edildiği için konuyla ilgili serzenişlerimi beyan etmek yerine ben bu sürecin anlaşılmasında daha etkili bir yapı oluşturulmasından yanayım.
    Neredeyse 2,5 yıl önce yazılmış olan bir yazı olmasına rağmen ben gene de diyorum ki,
    Bu işin adını “İstanbul’da evlenmek kız bulmak zor” demektense başka bir platform kuralım ve bu işi genişletelim. Daha çok duyulsun. Kadınlar artık bu kadar rahat davranamasın. Özgür olmayı adam kullanmak gibi algılayan kadınların sadece erkekleri değil toplumu ne kadar tehlikeli bir duruma sokmasının ifade edilmesi açısından da böylebir platform yapılması uygun olacaktır.
    isterseniz önce bunun adını koyalım. Sonra da bu konu ile ilgili olarak forum kurulması gerekirse, gereken kısımlarını konuşuruz.

  12. mantıklı ben destek olurum arkadaşlar

  13. bu konuda önce sorunun adını koymak lazım
    düşünelim arkadaşlar.

    Aklıma gelenler
    sizin de aklınıza bir konu başlığı geliyorsa
    - Türkiye’de değişen Kadın Profili
    - Bencilleşen Kadınların Toplum Yapısına Etkileri
    - Etekli İktidar (Sinan Akyüz’ün kitabı)

  14. bu konuda önce sorunun adını koymak lazım
    düşünelim arkadaşlar.

    Aklıma gelenler
    sizin de aklınıza bir konu başlığı geliyorsa
    - Türkiye’de değişen Kadın Profili
    - Bencilleşen Kadınların Toplum Yapısına Etkileri
    - Etekli İktidar (Sinan Akyüz’ün kitabı)

  15. Metropol de değişen Kadın profili de olur
    Değişen Türkiyenin Söz de gelişen kadınları gibi

  16. Bu konu çok önemli…..
    Kadın profilinin bu denli dejenere olması toplumumuz için çok büyük tehlike….
    Mantığını kullanarak gerçekleri algılayan ve algıladığını etki ve tepki olarak ortaya koyacak her kişinin dikkat etmesi gerekli bir hadise.
    Serdar bunu istersen bir konu başlığı olarak düşünebilirsin. Ama biliyorsun konu başlıklarının belirli bir ömrü vardır.
    bunu forum olarak kurmak en akıllıca iş gibi gözüküyor.
    Değişen kadın profilinin derinlerde insan ilişkilerine yansımasını düşününce
    bu işi ancak forum kurmak çözer.

    bu konuyla bir ilgileneyim. bakalım phbb3 tarzı ücretsiz bir forum kurulabiliriz belki.
    forum sitesinin adı da
    http://www.degisenkadinlar.com olabilir tabi bu şu anda aklıma gelen şeylerden birisi…

    Bu konuda anlatılacak ve yazılacak çok şeyler var.

  17. düşündüğün projeyi gerçekleştirebilirdim ama şuan askerdeydim 3 ay sonra bitiyor inşallah o zaman görülşebiliriz

  18. Sana şimdiden hayırlı tezkereler diliyorum.
    Bu forum erkeklerin sesi olmalı. son yıllarda ve özellikle görsel medyanın tahrikleriyle farkında olmadan değişen kadınların, evliliklerin sürdürülememesindeki asli sorunlardan birisi olduğunu ifade etmek açısından da gerekli bu forum.
    Bu forum, Türkiye’deki ilk erkek forumu olacak.
    gene konuşup yazılacak çok şey var.

    bu konuda yapılan yorumlar herşeyi 4/4 lük ifade ediyor. Emek verenleri de ayrıca kutluyorum.
    Ömer said: 2010.08.29 16:29
    Murat Bey e tamamen katılıyorum.. benimde yaşadıklarım bundan farksız değil.. İstanbul veya başka bir şehir farketmez.. ciddi anlamda kızların bencilleştiği egoist olduğu bir gerçek.. hani çıkarım için herşeyi yaparım diyen tipler bunlar.. ben birine öyle bir aldandımki artık.. bir kızla birlikte olmayı bırak konuşmak bile istemiyorum

    Murat Gülkaynak said: 2010.06.01 16:23
    uzun süreli gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Kadınlar bencil olmayı öğrendi, egoistçe düşünüyorlar. Erkeklere karşı saygıları yok. Erkeğin hayatla mücadelesi, yaşadıkları, düşündükleri, hissettikleri onları ilgilendirmiyor.

    Murat Gülkaynak said: 2010.06.03 21:34
    30 yıldır gazetelerde, televiyonlarda, kadın dergilerinde pompaladıkları pislikle kadınları manyak yaptılar.

  19. Merhaba Arkadaşlar,
    Yazıyı yazan ve yorumlarda bulunan arkadaşlara paylaşımları için teşekkür ederim.
    Ben de benzer bir durum içerisinde olduğum için internette benzer yazıları okurken denk geldim yazınıza.
    Kaliteli bir okul bitirdim, askerliğimi tamamladım, mesleğimden gayet memnunum ve çok şükür iyi de kazanıyorum.
    Tüm bunlardan sonra insan artık bir ev kurmak yuva kurmak mutlu olmak istiyor tabi.
    Bu niyetle 5 aydır görüştüğüm bir kız arkadaşım var.Bu birliktelikten önce uzun süreli bir ilişkiden çıkmıştı o.
    Tamamen iyi niyetle ve evlilikle bitmesi için yola çıktığım bu birliktelik ilerledikçe aslında sizin de yukarıda bahsettiğiniz sıkıntılarla karşılaştım.
    Bu süre içerisinde onu gerçekten sevdim,hala da seviyorum.
    Ancak iş bir karar vermeye gelip ciddi adımlar atmak gerektiğinde cesaret edemiyorum.
    Çünkü daha önceki erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşündüğünü ve yemediği nane kalmadığını söyledi gözyaşları içinde.
    Bunu kabul eder misin bilemiyorum dedi.Ne evet diyebildim ne hayır.
    Bir süre hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya çalıştım ama olmuyor.
    Bir şey diyemedim ama kabul edemiyorum, ne benim ne de ailemin yapısına uygun değil bu durum.
    Aile yapıları ve sosyal çevre itibariyle de aramızda farklılıklar var.Tek sorun aile yapıları olsa bir şekilde üstesinden gelinir.
    Ancak onun geçmişi bu noktada ona sahip çıkıp aileme karşı savunmama da engel oluyor.
    Sonuçta bu kişiyle bir aile kurmayı çocuk yetiştirmeyi düşünüyor insan,ya bu olay yarın öbür gün karşıma çıkarsa diyorum.
    Ne yaparım ne ederim.
    Gerçekten sevdiğim,bağlandığım bir insanı bu şekilde kaybeder durumda olduğum için yıkılmış haldeyim.
    Ne yapacağımı ne edeceğimi bilemiyorum.
    O bana karşı dürüst davranarak durumu tüm gerçekliğiyle anlattı.
    Ben de onu boşu boşuna oyalamak ,olmayacak hayallere kapılmasına sebep olmak istemiyorum.
    Ancak onu kaybedecek olmak beni gerçekten çok üzüyor.
    Ne yapacağımı bilmez haldeyim.
    Takdir edersiniz ki bu büyüklerinizden akıl fikir danışabileceğiniz yardım alabileceğiniz bir konu da değil.
    Bazen internetten bakıyorum, kimisi “ne önemi var geçmişin önemli olan birbirinizi sevmeniz” yazmış,
    kimisi “kadın dediğin istanbul gibi olmalı fethedilmesi zor fethedeni tek olmalı” demiş.
    Bu güne kadar hiç bir yerde ciddiyetle yazıldığını görmediğim için bende bu şekilde içimi dökememiştim.
    Rahatsız ettiysem kusura bakmayın.

  20. Selim Bey,
    yazınızdan bazı alıntılar

    daha önceki erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşündüğünü ve yemediği nane kalmadığını söyledi gözyaşları içinde.
    Bunu kabul eder misin bilemiyorum dedi.Ne evet diyebildim ne hayır.

    Bu konuyla alakalı olarak değil de genel anlamda söyleyeyim.
    Kadınlar, erkeğe affedilemeyecek hataların itiraflarını erkeklerin ruhen ele geçirdikten sonra yaparlar.
    Yani tam olarak erkekler kendilerine aşık olduktan sonra

    Benim şahsi fikrim duygularınıza yenilmeyin.
    Affetmek meşru sınırlar içinde işletilecek bir kurumdur.
    Bu ilişkinin fayda getirmeyeceği kanaatindeyim.

    Sağlıcakla Kalın.

  21. Serdar askerlik bitmedi mi

  22. bünyamin abininde dediği gibi öncellikle size bu konuyu ne zaman söyleyeceği çok önemli en başındaböyle bir açıklama yaptıysa çok dürüstçe bir açıklama olmuş sevdiğinizin arkasında durun derim ama sonradan böyle bir açıklamada bulunduysa bu yanlış ilişkinin hangi evresinde dedi gerçekten inandığınız şeyi yapın çok seviyorsanız çok bağlıysanız devam edin ama 5 aylık bir süre içerinde gerçekten onu sevebileceğinize inanaıyorsanız bunu yapın şuan fazla bir geç zaman değil sizi gerçeketne seviyorsa devam edin diyorum tamamen kalbiniz ve hislerinizle sevdiğinizi tartmanıza bağlı bu durum çok fazla uzatmadan doğru kararı verin sevdiğinizin huyu çok önemli huyuna bakın insan her hatadan dönebilir ve herkesin mutlu olmaya hakkı vardır bunu hiç bir zaman unutmayın …

  23. Serdar güzel bir konu başlığı yakalamışsın. Var mı bu konuda bir forum projesi aklında

  24. proje varda sponsor yok :)

  25. Serdar Bey’e bende teşekkür etmek isterim.Aslında bu konu sadece İstanbulla kalmadığının tüm toplumu içine alan bir hızla devam ettiğini söylemek isterim ki benimde başımdan böyle bir olay geçiyor ve halen geçmekte.En kötüsü kararsızlık.Şunu başta söyleyeyim ben iç anadoluda bulunmakta olup kız arkadaşımın K.maraş ta bulunmaktadır. Ben bu kişiyle evlenmek istedim hemde çok istedim.Fakat o bana gözyaşları içinde(ki bir arkadaşımızda söylemiş böyle bir durumu kendimi gördüm sanki orda) eski sevgilisiyle çok ileriye gittiklerini kendisinin dürüst olduğunu ve bana bu dürüstlügü hiç bir kızında yapmayacağını söyledi.Belki kendine göre haklıydı ama sanki dürüst olması bütün yükü benim sırtıma almam demek gibi birşey. Yani bazen düşünüyorum bunu bana söyledi ve sanki hayatım boyunca ben bu yükten kurtuldum unuttum ve bununla onu hiç bir zaman suçlayamayacağım hatta lafını bile açamayacağım.Bazen keşke bana yalan söyleseydi ki artık tıb gelişti beni her şekilde kandırabilirdi beni ozaman herşey daha güzel mi olurdu diye düşünüyüyorum.Kafam çok karışık çünkü artık hiç bir kızada güvenemiyorum.Benim için bir deneyim oldu. Belki bir hata belki çok doğal bir olay belkide kimisine göre hiç düşünülmeyecek bir durum. Belki de hayat yalanlar la güzel. Ne olursa olsun benim gibi insanlar hiç evlenemeyek durumdalar. Ve bunun tek suçu Türk halkının saçma sapan dizilerle empoze edilmesi normalmiş gibi gösterilmesi, dergilerin saçma sapan insaların idol olarak göstermesi gazetede en çok okunan sayfaların magazin sayfalarının olması bence bu gerçeği gözler önüne sermekte olup tek suçlusudur. Bu yazıyı okuyan kız kardeşlerim beni geri kafalı olmakla suçlayabilirler. Ama bence yaşadığımız yerde içimize sokulan kültürümüz ve bizi bağlayan din inancımızda bize doğru yolda göstermekte ışık olabilir. Herkes dilediği gibi bir mutluluğa kavuşabilir umarım. İyi günler

  26. mehmet bey gerçekten seviyorsusanız düşündüğünüz şeyi yapın ve başka bir şey düşünmeyin

  27. Mehmet Fusen’den alıntı
    Ben bu kişiyle evlenmek istedim hem de çok istedim.Fakat o bana gözyaşları içinde(ki bir arkadaşımızda söylemiş böyle bir durumu kendimi gördüm sanki orda) eski sevgilisiyle çok ileriye gittiklerini kendisinin dürüst olduğunu ve bana bu dürüstlüğü hiç bir kızında yapmayacağını söyledi

    Farklı fikri yapıları paylaşabiliriz. Bunlar da benim fikirlerim.
    Dürüstçe söyleyince sudan çıkmış ak kaşık oldu. Kendini de sağlama aldı. Beni seviyorsan her halimi kabul edersin iması verildi. Zaman gelir kendisine bir şey söyleyecek olursan sana bu konuyu zamanında söylemiştim konforuna kavuştu. Bazen şunu düşünür oldum. Genelevdeki kadınlar mı daha masum yoksa dışarıdaki kadınlar mı diye. Buna karşın ben namusluyum diyip namusu sadece iki bacak arasında gören kadınların evlenince kocalarından daha fazlasını koparmak için dırdır ederek, bağırarak, alçalıyarak sindirmeye çalışmaları da namus mudur? Kadınlardan namus bekleyen erkeklerin dışarıdaki kadınlarla uygunsuz ilişkiler de bulunması namus mudur? Her şey ne kadar basit oldu ya rabbim. Korkar oldum insanlardan. Bu kadar kolay mı sevgili derken ailesini devre dışı bırakıp benim hayatım benim kararlarım deyip her şeyi ezip geçmek elbise değiştirir gibi sevgili değiştirmek. Evlenmediğin bir adamla her türlü naneyi yemek bu kadar kolay mı?

    Bu kızın duygularının masum bir temele oturup oturmadığını salağı oynayarak anlaman mümkün.
    Bakın kardeşim çok büyük bir ahlaki sorunla karşı karşıyayız. Hangi birimiz televizyonlarda yayınlanan ve her türlü pisliği içeren dizilere karşı 10.000 kişi toplanıp diziyi yayınlayan kanalın önünde eylem yapıyoruz hangi birimiz….

    Bu ahlaki erozyona karşı kayıtsız kalmak, tabanın kaynamasına neden olduğu gibi bu duruma karşı toplumda çok gizli ve şiddetli bir nefret var.
    Bakın artık internet var bunu olumluya çevirmek mümkün. Bir forum kurulsun. Bu ahlaki erozyona müdahale edelim. Forumda zaman içerisinde katılım artırılarak çözüm önerilerinde bulunalım. Televizyon kanallarının önünde eylem yapalım.

    STK (Sivil Toplum Kuruluşları)nın olmadığı bir ortamda devletin varlığı bir hiçtir. Bir hiç.

    Yasalar insan egosuna göre değil, toplum dengesine göre konulmalıdır. Ahlaki değerlerden uzaklaşmış her bir insan üzerinde bulunduğu topluma zarar vericidir. Ahlaki değerlerin yerine gelmesi, insanlar üzerinde olumlu baskının uygulanmasını zorunlu kılar. Baskı; ahlaksızlığa karşı vardır. İnsanın yaşama hakkına değil. Baskının yıpratıcı etkilerini yumuşatmak için ahlaki öğretiler vardır.. Ancak insan duygularının esiri değil, onun dengeleyicisi olmalıdır. Bu da insan olmanın bir ifadesidir.

  28. Bünyamin kardeşim sana katılıyorum. Fikirlerin gayet doğru. Platformu oluşturmaya yine o dizlilerin güçlendiği internet yoluyla bir site ile başlayabilir. Henüz hiçbir şey için geç değil. Bence bizim gibi düşünen büyük bir kesime sahibiz. Biz geçmişlerine bağlı bir kuşağın torunuyuz. Bunları görmek üzüntü hatta dehşet verici.

  29. 90.bazı forumlarda açıldığını gördüğüm konu başlığıdır. içinde yazanlara başıma gelecekleri bile bile dayanamayıp bakma gafletinde bulundum. tahiminden daha kötü yazılar olsa da aralarda çok doğru dürüst, rasyonalist söylemler de vardı bu konuda. yine de kendimce “bekareti olmazsa olmaz bir gerek olarak görenlerin çoğunlukta olduğu bir forumda” önyarguları mümkün mertebe yıkmaya çalıştım. :

    “dikkat ediyorum kimselerin yeterince değinmediği, atlanan bir konu var bekaret hakkında :

    bundan uzuun değil, 15-30 yıl önce kızların evlenme yaşı 13-20 arası imiş. yani fizyolojik olarak cinsel ihtiyaçları yeni başladığında, hatta bazılarının daha başlamadığında. o yüzden kızlar 15 yaşlarında evlendikleri için bir şekilde ilk cinselliklerini evlendikleri kişiyle yaşamak durumunda kalıyordu. ve bu adet haline getirilmiş, adına da bekaret denmiş.

    yıl 2006, kızların evlenme yaşı 20-30 arası.

    27 yaşına gelmiş sağlıklı bir kız eğer ki bakire ise tüm cinsel dürtülerini bastırmak için en az 7-12 yıl yoğun çaba sarfedecektir. kişiliğinde türlü psikolojik bozukluklar yer edecektir. bekaret fedakarlığı arkasına sığınırak türlü saçmalıklar yapacaktır. (bunun mertebesi kişinin sosyal yapısına göre değişir)

    yine 27 yaşına gelmiş sağlıklı bir kız geçen süre içerisinde sevecektir, aşık olacaktır. fizyolojisi gereği 27 yaşına gelmiş kadın (insan) aynı biz erkekler gibi cinsel birleşme yaşama* içgüdüsüne sahiptir. yemek yemek, su içmek gibi, nereye kadar karşı koyabilir. karşı koyarsa da kafada da bi-kaç tahta eksilmez mi..

    bekarete illa ki önem veren arkadaşlar için : burda önemli olan bekarete artı puan vermenizden daha çok, bakire olmayanlara ne gözle baktığınız. umarım ahmeti/mehmeti/mustafayi birisiyle beraber oldu(aşk beraberliği diyelim) diye nasıl kınamıyorsanız, bayanları da kınamazsınız. insan sever, insan aşık olur, aşık olunca da aşk yapmak ister, bu çok doğaldır. siz bu kızı seviyor musunuz ona bakın, gerisi hikaye.

    son olarak konuya bir ek daha; olaya maalesef aşk yaşamak gözüyle değil de s.kmek gözüyle bakıyorsunuz, bu kafaları acayip bulandırıyor, bazı söylemler mantıklı gelse de manevi olarak kabul edemiyorsunuz, olaya “aşk yapmak” gözüyle bakmaya çalışsanız? haa, “ben benden önce başkasına aşık olmuş birini de istemem” diyorsanız, sana hicbir sey demiyorum.”

    bu toplum öğretisi* altında önyargılara sahip olmuş kişilerin fikrini değiştirmek için en yumuşak/yapıcı/olumlu anlatım bence.
    gerçek fikrim daha kısa ve öz : “bekaretin önemli olduğunu düşenen kişi dişi ise aptal, erkek ise zavallıdır” *

  30. selen hanım diğer söylediklerinize yer yer katılsam mantıklı bulsamda sizin dediğiniz bendne önce başkasına aşık olmamaış birisini isterim bende sevgi başkadır ilgi duymak başkadır aşk başkadır aşk kolay kolay ne silinir ne unutulur başlansa bile hep bir kıyaslama hep bir karşılaştırma olur bu da mutsuz eder ama insan ilk aşık olduğuna daha fazla bağlanır daha çok sever bu sebebpten benimde bu tür bir isteiğim vardır he kişi bendne öncesini aşk olarark kabul etmesse de olur ama ben birini çok sevdim aşık oldum ama senle unuturum bana unuttur yok ben seni seviyorumama onu da çok sevdim olayı olmaz

  31. Konu başlığı, İstanbul’da evlenebilecek kız bulmak zor diyor Yani bir kızı ……. değil. Zaten öyle niyeti olan birisi sadece ………için neden evlensin ki. Öyle niyeti olan birisi ya geneleve gider ya da gündelik ilişki yaşar.

    Daha önce bir ilişki yaşamış bir kızı ya da erkeği kabul etmek ya da etmemek toplumumuzda kişilerin tercihinde olan bir durum. . Ancak şuna inanın ki, namus olgusunun olmadığı toplumlarda aile olgusu çok çok daha zayıf.

    Örnek vereyim. Belçika

    Yapılan istatistiki araştırmalara göre her 100 çiftten 70 i ayrılıyor.

    Amerika: Evlenen her 100 çiftten 75 i ayrılıyor

    Evlilik dışı ilişkiler dünyayı tehdit ediyor.
    Burada ayrıca anlatılmak istenen evlilik dışı illegal ilişkilerin olağan hale gelmesi, görsel yayınların bir sonucudur. Eskiden bu kadar ayrılmalar yoktu. Genç erkekler şimdi artık namuslu bir genç kız bulmayı bıraktı, evlendikten sonra çirkin işler işlemeyecek, uyumlu ve de kendi kazancına ya da kazançlarına şükredecek bir kız arıyor. Olmadık yerde anormal tepkiler veren, ekonomik şartlarının ve ortamının iyileştirilmesi konusunda eşine baskı uygulayan, ortalık yerde bağıran, kendini küçük düşürmeye ve sindirmeye çalışan kızlardan ya da kadınlardan çekiniyor. Böyle bir evlilik yapan birisi ya kadının dediklerini sineye çekiyor, ya da iletişim yoluna geçiyor, olumlu sonuç alamazsa şiddete başvuruyor.

    Kadınlarda kanaat yok, lükse alışkanlık var, Hayal dünyasında yaşıyorlar.

    Ha derseniz ki evlenmek bir zorunluluk değil, önemli olan aşk yaşamak derseniz konunun özüyle alakası olmadığı gibi verecek cevabım da yok.
    Yani işte a kişiyle bir aşk yaşayıp evlenen 3 sene sonra arasında elektrik kaybolduğu düşüncesiyle eşinden ayrılan bir kadın veya erkek, bir b kişiyle evlenir bu durum böyle böyle devam eder diyelim. Çocukları olsa bunların onların hali ne olacak?
    Bu düşünce yapısıyla toplumun devamlılığı bile sağlanamaz.
    Yani her şey aşktan ibaret değildir. Aslolan aile ve sadakattır.
    Aşklar nisan yağmuru gibi geçicidir. Ancak insanca karakterler ve buna bağlı uyum bir ömür boyu sürer.